•   Aralık 3, 2015

8,5 milyon insanın sesine kulak verin

En büyük engelin zihinlerimizde olduğunu biliyoruz. Toplum olarak henüz ön yargılarımızdan ve yanlış bilgilerden arınmış değiliz. 8,5 milyon engelli insanın bulunduğu bir ülke olarak sadece bir güne sıkıştırılmış bir duyarlılık yeterli değil tabi ki. Ancak bugün için onlara ve ailelerine yarattığımız engelleri ve bize düşen görevleri düşünmemiz gerekiyor. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Uzman Psikolog Reyhan Algül de bizler için ailelere rehber olacak bilgiler hazırladı.

 

BUNU BİR CEZA OLARAK ALGILAYAN AİLELER VAR

 

dünya-engelliler-günüÇoğunlukla senede bir gün hatırlanmaktan şikayet ederlerken, haksız da değiller şüphesiz. Ülkemizde fiziksel ve zihinsel yaklaşık 8,5 milyon engelli bulunurken, onların dört duvar arasına hapsolmaması, şehir sokaklarında rahatlıkla yol alabilmeleri için gerekli şartların oluşturulmasında hem topluma hem ailelere büyük görev düşüyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Psikolog Reyhan Algül, bir çocuğun dünyaya engelli olarak gelmesinin ya da sonrasında bir engelinin oluşmasının aileler için büyük bir stres kaynağı olabildiğini belirterek “Bir yandan çocuğun hali hazırda devam eden sürecinin zorlukları bir yandan da gelecekte ne olacak endişesi aileler üzerinde büyük bir duygusal yük oluşturur. Toplumsal olarak henüz engelli bireylere karşı önyargılar devam ettiği için aileler özellikle de anneler bazen akrabalar ya da en yakınları tarafından suçlanabilirler. Bazen de yine özellikle anne, bunu kendine verilen bir ceza olarak algılayabilir. Eşler de birbirlerini suçlayabilirler. Her halükarda zorlu bir yaşam deneyimidir” diye konuştu.

 

engelliler

 

AİLELER NELER YAPABİLİR?

Engelli bir çocuğa sahip olmanın bir yas sürecini de beraberinde getirebildiğini, bu yasın sağlıklı yaşanamamasının aile üyelerinin de ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediğini vurgulayan Uzman Psikolog Reyhan Algül, her insanın sorunlar ile başa çıkabilme kapasitesi farklı olduğu için aile üyelerinin süreçten nasıl etkileneceklerinin de değişkenlik göstereceğini söyledi. Çocuktaki engelin psikososyal uyum bozukluklarını beraberinde getirebildiğini, çocuğun korku, çaresizlik, engellenmişlik, öfke, isyan ve içe kapanma yaşayabildiğini belirten Reyhan Algül “Değişik savunma mekanizmaları devreye girebilir buna bağlı olarak da engeli kabullenmeme, tedavileri reddetme, doktorlara ve aileye isyan etme ve bazen de hastalığı kullanma gibi çok değişik davranışlar gösterebilirler” dedi. Ailelerin öncelikle bu durumun kendilerini nasıl etkilediğinin farkında olmaları gerektiğini vurgulayan Uzman Psikolog Reyhan Algül “Genellikle engelli-çocukbaştan büyük bir mücadele veren ailelerde zaman içerisinde bir tükenmişlik oluşabiliyor. Tükenmişliğin normal bir şey olduğunun, zaman zaman herkesin bunu yaşayabileceğinin unutulmaması gerekiyor.  Birçok ailenin ve özellikle de annenin engelli çocuktan sonra hiç bir yaşamı kalmayabiliyor. Aile üyelerinin beraber vakit geçirmeleri, kendi süreçleri ile yüzleşmeleri, kendilerine de vakit ayırabilmeleri son derece yararlıdır” diye konuştu. Ayrıca ailelerin ve çocukların psikolojik destek almalarının onlara büyük destek sağlayacağını ve süreçlerle daha kolay baş edebilmelerini sağlayacağını belirten Reyhan Algül, “Yine çocuğun yapamadıkları yerine yapabildiklerine odaklanmak, çabasını övmek  ama her istediğini yaparak şımartmamak da önemlidir. Toplumun da engelli bireyler konusunda bilinç kazanması gerekiyor. Engellilerin ihtiyacı iş, okul  ya da toplu taşıma araçlarını rahatça kullanabilmek gibi şeylerle sınırlı değil, öncelikle onların ötekileştirilmemeye, toplum tarafından kabul edilmeye ihtiyaçları  olduğunu unutmamamız gerekiyor” diye konuştu.

 

engel-ünlü