•   Temmuz 6, 2015

ÇED kararında zamanlama manidar!

Eser Akgül/SÖZCÜ

 

AKP, 3. Köprü, 3. Havaalanı, nükleer santraller ve ülkenin dört bir yanına yapmak istediği HES projelerini, Çevresel Etki Değerlendirme sürecinin dışında bırakmak için birçok yönetmelik değişikliği yapmış ve geçici bir madde ile bu projelerin yapımına engel olacak yasal engelleri kaldırmıştı. Bu torba yasa ile 29 Mayıs 2013 tarihinden itibaren birçok proje ÇED kapsamı dışında bırakıldı.

 

CHP bu yasayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı ve iptalini istedi. Sonuç olarak 3 Temmuz 2014 tarihinde, Anayasa Mahkeme’sinin ÇED muafiyeti ile ilgili verdiği karar Resmi Gazete’de yayınlandı. Bu kararla, 23 Haziran 1997 tarihinden önce kamu yatırım programına alınan, 29 Mayıs 2013 tarihi itibariyle de üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler ÇED dışında kalacak. Ancak henüz üretim veya işletmeye alınmamış yani tamamlanmamış olan bütün projeler için ÇED zorunlu olacak.

 

Kararın gerekçesi ise 4 Temmuz 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınladı. Böylece karar geçen yıl verildi ancak gerekçe bu yıl açıklandı ve yürürlüğe girdi.

 

3.-havalimani-1

 

Neden gerekçenin açıklanması 1 yıl gecikti? Bundan sonra ne olacak? Yapıma başlanmış projeler için süreç nasıl işleyecek? TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Eski Başkanı ve Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu konu ile ilgili değerlendirmelerini sozcu.com.tr için aktardı.

 

“Verilen kararla 1997 ve öncesindeki kalkınma programlarında yer alan ve 29.05.2013 tarihinden önce işletmeye alınmış projeler ÇED sürecinden muaf tutuldu. Yani burada işletmeye başlamış olma şartı var.

 

Bu ne demek? Daha önce, 1997 yılından önceki kalkınma programlarında yer alan ve 29.05.2013 tarihinden önce planlama aşaması geçmiş veya ihalesi yapılmış olanlar artık muaf değil.

 

Yani havalimanları (yapılmış olanlar hariç) ve onlarca DSİ projesi, baraj, taş ocağı ve 1997 ve öncesinde kalkınma programında yer alan, aklınıza gelebilecek bütün projeler artık ÇED kapsamına alınmak zorunda…

 

baran-bozogluBirçok büyük proje başladı, iptal kararı sonra çıktı

 

Benim görüşüm ise şu;
1- Anayasa Mahkemesi 1 yıl 1 gün önce verdiği kararın gerekçesini neden bu kadar bekletti? Bu soruya Anayasa Mahkemesi cevap vermelidir. Çevre sorunları, doğa tahribatları ve geri dönüşü olmayan sorunlar yaratabilir. Bu nedenle mahkemenin gecikmiş kararı, birçok projenin ÇED’den muaf tutulmasını sağlamış olabilir.

 

2- En üst mahkeme, çevre konusunda (Anayasa’nın 56. maddesinde “Sağlıklı çevrede yaşama hakkı” anayasal güvenceye alınmış olmasına rağmen) bu kadar geç hareket ederse, alt mahkemelerde açılan davalardan hızlı karar vermeleri nasıl beklenebilir? Doğa yok olduktan sonra verilen kararlar uygulanamaz ve adalet içeremez.

 

Bütün projelerin muafiyeti kaldırılmalı

 

3- Bu düzenleme ile birlikte birçok proje artık ÇED kapsamına alınmıştır. Ülkemiz için önemli bir adımdır. Ancak işletmeye başlamış olanlar da muafiyet kapsamından çıkartılmalıdır. Anayasa Mahkemesi’nin 2 üyesi bu konuda görüş belirtmiştir. İşletmeye başlayan ve ÇED raporu hazırlamamış olan (29.05.2013 tarihinde önce işletmeye başlamış ve 1997 öncesi kalkınma programında yer alan) işletmelerin, fabrikaların, tesislerin ÇED sürecini yürütmesi bir engel değil aksine zararın bir bölümünden kurtulmayı sağlayabilir. Bu nedenle muafiyetler tamamen kaldırılmalıdır.

 

ÇED, bir engel değil korumadır

 

4- ÇED bir engel değildir. ÇED bir planlama süreci, halkın bigilendirlmesi ve fikirlerin sürece katılmasıdır. Bu nedenle bir engelleme olarak görülmemelidir. Burada söz konusu etkilerin tespiti ve engellenmesidir. Bunun bile yapılmak istenmemesi, bilimden ve mühendislikten uzak bir kalkınma anlayışının hakimiyetinin ve çağdaş demokratik bir yaşamın istenmemesinin yansımasıdır.

 

5- Acilen çevre ihtiasas mahkemeleri kurulmalı ve çevre davası açan yurttaşlardan bilirkişi ücreti ve dava masrafı talep edilmemelidir.”