•   Kasım 25, 2014

Uyuma şekli dekolte çizgilerini etkiliyor

hasan-findikDekolte bölgesi, tarih boyunca güzelliğin ve doğurganlığın simgesi olmuştur. İlk olarak 14. Yüzyıl Avrupası’nda görülmeye başlayan, dekolte bölgesini ortaya çıkaran giysiler, tarih boyunca şekil değiştirerek de olsa popülerliğini sürdürmeye devam etmiştir. Dekolte, Fransızca’da ” boyun bölgesini açık bırakmak” anlamına gelir.

Ne yazık ki, hanımlar sıklıkla bu bölgeyi ihmal ederler. Kendine çok iyi bakmış, Yılların yıpratıcı etkisine karşı yüzünü çok iyi korumuş pek çok kadın hastam, dekolte bölgesinin yaşlarını ele verdiğinden, bu yüzden sıklıkla bu bölgeyi örten giysiler giymek zorunda kaldıklarından yakınırlar. Biz de Sözcü Hayat olarak kadınların bu önemli sorununa ışık tutmak adına konunun uzmanı bir isimden Doktor Hasan Fındık’tan bilgi aldık. İşte dekolteler hakkında bilmeniz gerekenler:

Güneş ışınları ve uyuma şekli, dekolte çizgilerinin oluşumunda etkili

Güneşin zararlı ışınları, yaşlanmayı hızlandıran en önemli etmenlerden biri. Bu uzun zamandır bilinen bir gerçek ve artık kadınların çoğu, güneşten koruyucu kremleri kullanmayı
yaşamlarının rutin bir parçası haline getirmiş durumdalar. Ancak sıklıkla yapılan hatalardan biri, güneş kreminin sadece yüz bölgesi için kullanılması ve vücudun açıkta kalan el,boyun ve
dekolte gibi diğer bölgelerinin ihmal edilmesidir.

 

dekolte-gunesDekolte bölgesinin sürekli güneş ışınlarına maruz kalması, bu bölgede hem cilt lekelerinin hem de kırışıklıkların artmasına neden olur. Dekolte bölgesinindeki kırışıklıklara zemin hazırlayan diğer bir faktör de, sürekli olarak yan pozisyonda uyuma alışkanlığıdır. Yan yatıldığında, göğüslerin ağırlığı yana doğru kayar ve burada cilt katlanmalarının oluşmasına neden olur. Bu durumun yıllarca devam etmesi, bu katlantıların zamanla kırışıklıklar haline gelmesine neden olur. Göğüslerin fazla büyük ve ağır olması bu durumun oluşumunu daha da hızlandıran bir faktördür.

Oluşmuş kırışıklıklar için ultrasonlu tedavi yöntemi

Geçmişte, dekolte bölgesindeki kırışıklıklar nedeniyle başvuran hastalarıma lazer, botox veya dolgu yöntemlerinden birini öneriyordum. Son zamanlarda buna yeni bir yöntem daha eklendi; Mikro­odaklanmış ultrasound enerjisi. Ultrason enerjisinin kozmetik amaçlı kullanımı, nispeten yeni bir yaklaşım olsa da, sahip olduğu avantajlar nedeniyle oldukça ilgi çekici. Yöntemin özü şu; belli bi mesafede odaklanacak şekilde vücudun dışından yönlendirilen ses dalgaları, cildi hiç etkilemeden içinden geçiyor ve cildin bir kaç milimetre altında yoğunlaşarak bu bölgede yer alan bağ dokusu içinde yer alan kollajen dokusunun yıkılmasını ve yeniden şekillenmesini sağlıyor. Daha önce ameliyatsız yüz gençleştirme tekniği olarak Sıklıkla başvurduğumuz bu yöntem, bir süre önce, dekolte bölgesindeki karışıkların giderilmesi tedavisi için de FDA tarafından onaylandı.

Tedavi yaklaşık yarım saat sürüyor ve belirgin bir ağrı oluşturmadığı için anesteziye ihtiyaç duyulmuyor. İşlem sonrası herhangi bir ek tedaviye gerek duyulmuyor ve işlem tek seansta tamamlanıyor. Hemen işlem sonrası, iyileşmeyi kısmen görmek olası, ancak gerçek sonucun tam olarak görülebilmesi için yeni kollajen yapılanmasının tamamlanmasını beklemek gerekiyor. Bu da üç aylık bir süreye denk geliyor. Ultrason enerjisinin kozmetik amaçlı kullanımı sadece bunlarla da sınırlı kalmıyor. Hafif derecedeki meme sarkıklıklarında da ameliyatsız bir yöntem olarak başarılı sonuçlar almak mümkün. Özellikle meme implantlarıyla birlikte kullanıldığında, daha küçük bir izle meme sarkıklığının giderilmesinde de kullanmak mümkün bu yöntem.