•   Kasım 21, 2014

Orantısız duygular yaşıyoruz!

Son yıllarda zorlaşan yaşam koşullarının Türkiye’de depresyon hastalarının oranını artırdığı belirtildi. Türk insanının, çeşitlilik gösteren sosyolojik ve kültürel konumu nedeniyle duygularını daha yoğun yaşamaya meyilli olduğunu belirten Acıbadem Bursa Hastanesi Psikiyatri Bölüm’nden Dr. Bekir Tasalı, mutluluktan üzüntüye tüm duyguları normalden yoğun yaşamanın depresyona neden olabildiğini söyledi.

 

Akdeniz ikliminin etkisinde olan ülkelerde yaşayan insanların daha heyecanlı bir karaktere sahip olduğunu ifade eden Dr. Bekir Tasalı, “Bu heyecan hali de tüm duyguların olması gerektiğinden daha yoğun ve yüksek yaşanmasına neden oluyor. Depresyonun önüne geçebilmek için duyguları orantılı yaşamak önemli.” dedi.

 

Bilinçsiz antidepresan kullanımı sorunları artırıyor

Depresyon belirtilerinden şüphelenenlerin, mutlaka bir psikiyatri uzmanına görünmesi ve gerekirse tedavi yöntemlerinin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Dr. Tasalı, “Doğru tedavi ile kısa sürede üstesinden gelinebilecek bir depresyon vakası, yanlış tanı ve tedavi uygulamaları yüzünden daha büyük psikolojik hastalıklarına dönüşebiliyor ve çözümü zorlaşıyor. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için, alanında uzman bir doktor gözetiminde olmadan bilinçsizce antidepresan kullanmamak gerekiyor.” diye konuştu.

 

depresyonDış faktörler tek başına depresyon nedeni değil

Depresyon nedenlerinin, iç kaynaklı olabildiği gibi, bir olay sonucunda tepkisel de olabildiğinin altını çizen Tasalı, şu bilgileri verdi: “Bu tepkilerin en bilinenleri arasında; ölüm, boşanma, romantik hayal kırıklığı, maddi yıkımlar, alışılan bir çevreden ayrılma, önemli bir ayrılık ve sevgi duyulan her türlü kayıplar sayılabiliyor. Yaşanan bu olaylar tek başına depresyona neden olmaz. Depresyonun görülebilmesi için, yaşanan olaylarla birlikte bireyin depresyonu yatkınlığının da söz konusu olması gerekir.”

 

Depresyon tedavi edilebiliyor

Günümüzde depresyon hastalarının yüzde 70-80’i rahatlıkla tedavi edilebildiğini ifade eden Tasalı, şöyle devam etti: “Bilim dünyasındaki hızlı gelişmeler ilaçlar içinde geçerli. Depresyon hastaları; bilinçli ilaç tedavisi, uygun meşguliyet tedavileri ve yeterli psikoterapötik yöntemlerle tedavi olabiliyor. Tedavide kullanılan birçok ilaç, kişinin yaş, kilo gibi özelliklerine göre yaşam konforunu etkilemeyecek şekilde düzenlenebiliyor. Depresyon önemli ölçüde tedavi edilebilir bir ruhsal hastalık olmasına rağmen yalnızca ülkemizde değil bütün dünyada hastalarda yeterli tedavi arama eğiliminin olmayışı birçok insanın hayatını mutsuz duygu ve düşüncelerle geçirmesine yol açıyor.”