•   Aralık 18, 2015

Fazıl Say ve Soner Yalçın Silivri’de nöbette!

Adana’da durdurulan MİT TIR’larıyla ilgili fotoğraf ve haberleri yayınlayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül, “Devletin gizli kalması gereken belgelerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme ve açıklama, üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” gerekçesiyle 27 Kasım’da tutuklandı. Dünya basınından ve sanat dünyasından tepki alan bu duruma karşı Fazıl Say da Silivri’de nöbet tuttu.

sozcu.com.tr

Geçen hafta Can Dündar ve Erdem Gül için ‘nöbet tutacağım’ diyen Fazıl Say, Silivri’den fotoğraf paylaştı:

fazılsay

Fazıl Say, Soner Yalçın

”Can ve Erdem için Silivri’de nöbetteyiz. Fazıl Say, Soner Yalçın. Ceylan, Taner. 18.12.2015;0930” notunu düştü.

canfazıl

Fazıl Say- Can Dündar

2 gün önce Can Dündar’la fotoğrafını paylaşan Fazıl Say; uzun bir açıklama yaptı:

Şunu söylemek isterim; Bu sayfada Can Dündar aleyhtarı pek çok şey yazılmış. Özellikle bazı “radikal-kemalist” yorumlar gözüme çarptı. Garip. Hepsine tek tek cevap vermek yerine burada genel bir cevap yazayım isterim.
Bakın dostlar ben Can’ın Mustafa belgeselini o yıllarda izledim, dediğiniz gibi Atatürk düşmanlığını ben göremedim. Bu konuyu pek çok dostumla tartıştık hemfikir olduğumuz oldu olmadığımız oldu, bence; Atatürk’ün kendisi “Mustafa” belgeselini severdi; benim inandığım sevdiğim Atatürk, sanatda, sporda ve bilimde dünya yarışında Türk insanının da varolmasını isteyen, uygar ve hümanist olduğuna inandığım cesur lider Atatürk , evet bu insanı insan gibi anlatmak isteyen belgeseli severdi. Hepimiz iyisiyle kötüsüyle üstün niteliklerimizle ve de zaaflarımız ile tartıda eşitiz, insanız çünkü, Atatürk bunu bilir, cesur bir insandır, cesur bir insan da “karanlıktan korkuyor, gece ışıkta uyuyor” olabilir , bu bir zaaf olabilir, olmayada bilir, ama Can artık ( hem de daha önceki yıllarda Sarı Zeybek belgeselini de yapmış biri olarak) nefret edilmemelidir.
Bütün bu tartışmalar, bir güruh olarak ortaya atılıyor,”bu böyledir” diye bir koro oluşturuluyor ve herkes o sürüye katılıyor , ben bunun çok benzerini arabesk tartışması sırasında yaşadım, burada, bu sürü gibi düşünmek değil, kendi hissettikleri baabında düşünmek daha doğru olur.
Can gerçek bir aydındır. Gerçekten dürüst bir gazetecidir. Ve gerçekten hümanistdir. Bu memlekette bunların üçü de “aykırı” kavramlar ama bu benim sorunumdeğil
Yılmaz Özdil’in Can ile ilgili yazdığı cümle berbattı. Asıl bence “oh olsun yazısı yazan” Özdil’i sorgulayın arkadaş! Ne derece samimi? Ona bakın.
Bıkmadınız mı gardrop Atatürkçülüğünden?
Sığındığınız gerçek hangi realite?
Bunu sorgulayın!
Bir de sapla samanı karıştırmayın; her şekilde benden ayrı düşünüyor olabilirsiniz , tamam kabul, ama şu hataya düşmeyin: Can’ın hukuksuzca hapise atılma sebebi ile yıllar önceki Mustafa belgeseli birbirinden tamamen ayrı 2 konudur. Buna “oh olsun” diyorsanız, çoktaan o sürüye katılmışsınızdır. ( biliyorum 40-50 tane “grubu terkediyorum” “seni sevmiyorum” yorumu gelecektir şimdi. Gelirse gelsin! Benim düşündüğüm budur.

candündar

Can Dündar

3 gün önce Can Dündar’ın fotoğrafını paylaşan Fazıl Say şu notu düştü:
”Can ve Erdem için bu hafta ben de nöbet tutacağım. Yapılan utanç verici bir haksızlıktır, basın özgürlüğüne vurulan bir darbedir. Bu insanlar suçsuzdur.
Fotoğrafta Can Dündar bir kaç ay önce Nazım Hikmet Korosu provalarını büyük bir heyecan ile izlemiş bu koronun kuruluş hikayesini geniş kapsamlı bir haber yapmıştı.”