•   Aralık 4, 2015

Hala afacan bir çocuk gibiyim

Birgan BİLEKE /bbileke@sozcu.com.tr

Kariyer anlamında genç yaşına pek çok tecrübeyi sığdırmış olan Seda Telciler, şimdi yeni çalışması ‘Böyle Şey’le müzikseverlerle buluşuyor. Enerjisi, daima parlayan gözleri ve sempatik halleriyle dikkat çeken Telciler, ailesinin de dediği gibi adeta afacan bir çocuk gibi…

seda-telciler-42Yaratıcılık gerektiren konulara olan merakı, hayatını sanatla şekillendirmesine yol açan Seda Telciler yola ilk olarak dans eğitimi alarak çıkmış. Sonrasında da müzik ve oyunculuk adına farklı projelerde yer almış. Duyguları insanlara müzikle aktarmanın büyüsünü keşfedince de başlamış beste yapmaya. Şimdi sıra bu bestelerin müzikseverlerle buluşmasında…

Yeni çalışmanız ‘Böyle Şey’ hayırlı olsun. Müziğinizi ve şarkılarınızı anlatmak isteseniz nasıl bir tanımlama yaparsınız?

Bu çalışma, tüm söz ve müzikler bana ait olduğu için tamamen benim dünyamı anlatıyor. Hepsi de farklı müzikal anlatım biçiminde olduğundan şarkılarımı belirli bir tarz içine koyamıyorum. Müziğim sanki farklı kümelere ayrılmış gibi. Her kümenin içinde birbirleriyle uyumlu üç-dört şarkı var. İlk etapta paylaşmayı seçtiğim bu şarkılar benim tabirimle en ‘hoppidi’ olanlar. Enerjik bir çıkış yapmak istedim.

Sizce Türk müzikseverlere ne tür şarkılar daha çekici geliyor?

Her şey bu kadar hızlı değişirken biz de çok çabuk tüketiyoruz. Müzik için de durum böyle. Türk müzikseverler için şarkı sözleri çok önemli. Çekici gelen şarkılar genelde umutsuz aşkları, günlük dertleri, umutsuzluğu ve başarısızlığı konu ediyor. Türkçe pop arabeskle iç içe geçmiş durumda. Bunun bir nedeni de tarihsel süreç boyunca yaşadığımız duygusal dalgalanmalar olabilir çünkü biz hassas bir milletiz.

YALIN MÜZİKLERİ TERCİH EDİYORUM

Daha önce MP3 adlı müzik grubunda yer aldınız fakat o serüven hüsranla bitti. Bu tecrübeye rağmen sizi müzikten koparmayan gücün kaynağı nedir?

O grupta kendimi doğru ifade edebileceğimi düşünmediğim için ayrıldım. Aslında bu tecrübe beni kendi şarkılarımı yapmaya itti. Dolayısıyla ben bu serüvenden müziğe daha çok sarılarak ayrıldım.

Siz neleri dinlemekten hoşlanıyorsunuz?

Ben her şeyi dinliyorum. Dönem dönem bazı müzisyenlere kafayı taktığım ve başka hiçbir şey dinlemediğim oluyor. Genel olarak hikayesi olan, sade anlatımlı, yalın müzikleri tercih ediyorum. Galatasaray Üniversitesi’nde okurken Fransızca’ya aşık oldum ve böylelikle şanson dinlemeye başladım.

seda-telciler-sli-2

 

RÜZGAR’IN YERİ BAMBAŞKA

Müzik kariyerinizle ilgili nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsunuz?

İlk olarak daha çok şarkımı paylaşmak, reklam, dizi, film müziği gibi başka projeler ve sanatçılar için de şarkı yapmak istiyorum. Sahneye çıkmanın yanı sıra, müziğin mutfak kısmında olmayı çok seviyorum. Ses mühendisliği okuduğum için bu alanda yapabileceklerime bakmak istiyorum.

Yaptığınız besteler arasında sizin için en özel olan hangisi ve neden?

İlk yaptığım şarkı ‘Rüzgar’ın yeri bambaşka. Duygularımı müzikle aktarmanın ne kadar büyülü olduğunu keşfettiğim ilk deneyimim.

DESTEĞİ BENİ MUTLU ETTİ

Müziğin yanı sıra oyunculuk da yapıyorsunuz. ‘Not Defteri’ gibi çok seyredilen projelerde yer aldınız. Şimdi de ‘Kertenkele’ adlı dizide görüyoruz sizi. Proje seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?

Projenin içinde kendimi nasıl hissedeceğime ve karaktere kendimden neler katabileceğime bakıyorum.

Cem Yılmaz’la edindiğiniz sinema deneyiminden bahsedersek o tecrübeden neler öğrendiniz?

Müthiş eğlenceli ve pozitif enerji dolu bir set olmasının yanı sıra, bu eğlence halinin düzenli çalışmayı aksatmayabileceğini gördüm. Film çekimi çok özveri ve sabır gerektiriyor.

seda-telciler-sli

Kendisi ‘Bembeyaz’ adlı şarkınızı sosyal medya hesabında paylaşarak size destek olmuştu. İletişiminiz hâlâ devam ediyor mu?

Desteği beni çok mutlu etmişti. Çok sık olmasa da iletişim kuruyoruz ama o da çok yoğun ve sürekli üretimde olan bir insan.

Aileniz en güzel ve en çekilmez yanlarınızın neler olduğunu söylüyor?

Mükemmeliyetçi bir ailem var. Kolay kolay iyi yanlarımı söylemezler ama bu yaşta hâlâ afacan bir çocuk gibi olmam hoşlarına gidiyor. En çekilmez yanım, dediğim dedik olmam ve öğütlerin bir kulağımdan girip ötekinden çıkması. Her şeyi deneyimleyerek öğrenmek istiyorum.