•   Kasım 28, 2014

Üşümemek için kilo alıyoruz!

Havaların soğumasıyla birlikte kilo alma riski sıcak havalara oranla daha fazla artıyor. Soğuğa karşı direnç sağlamaya çalışan vücudun özellikle şekerli besinlerle takviye edilmesi kan şekerinin ani olarak yükselmesine, bu da vücut ısısının artması ile sonuçlanıyor. Ancak fazladan alınan bu besinlerin olumsuz sonuçlarına dikkat çeken uzmanlar, şekerli besin tüketiminin kış aylarında kilo artışı olarak kendisini gösterebileceğini, soğuk havalarda mandalina, portakal, kivi gibi vitamin deposu meyvelerin tüketilmesi uyarısında bulundu.

 

Soğuk havada tatlı türü besinlere duyulan ihtiyacın artmasını uzmanlar kan şekerinin artırılarak vücudun ısısının yükseltilmesi ihtiyacı ile açıklıyor. Ancak elbette bu ihtiyacın da bir külfetli yanı var. İhtiyaçtan fazla tüketilen besinlerin kış aylarında obezite riski oluşturduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Elif Bilgin, soğuk havada vücudun savunma mekanizması oluşturduğunu ve vücudun sıcak kalmak için yağ dokusunu artırma eğilimine girdiğini hatırlattı. Bilgin, “Özellikle şekerli besinler tüketildiğinde kan şekeri hızlı bir şekilde yükseldiğinden vücut ısısı aniden artıyor. Bu nedenle sıcaklıklar düştüğünde insanların şeker ve şekerli besinleri tüketiminin arttığı ve buna bağlı olarak kilo artışı görülüyor” dedi.

 

Kışın bağışıklık sisteminin korunması için pekmez ve bal gibi besinlerin tüketiminin arttığını, bunun da fazla tüketim durumunda kilo artışına neden olabileceğini belirten Bilgin, “Fazla tüketildiklerinde günlük alınan enerji artacağından, ağırlık artışlarına sebep olurlar. Dikkatli ve ölçülü tüketilmelidirler.” ifadesini kullandı.

 

7 saat uyku

 

Uyku düzeni ve gece geç uyumanın da bu kilo artışı ve sağlıksız beslenme faktörünü etkilediğini anlatan Bilgin, “Uykusuz kalmak, geceleri geç saatlerde uyumak besin tüketimini artırmaktadır. Özellikle uykusuzluk durumunda açlık hormonu dediğimiz ghrelin, tokluk hormonu dediğimiz leptin hormonunun etkileri değişir. Leptin hormonu uykusuz kalmış bir bedende çok düşüktür. Ghrelin hormonu ise tam tersine uykusuz kalmış yorgun bir bedende çok yüksektir. Uykumuzu alamadığımız günlerde sürekli yemek yeme ihtiyacında oluşumuzun ve çok fazla karbonhidrat içeren besinlere olan iştahımızın artmasının sebebi budur. Uyku saatlerimizi düzene sokarak, 7 saatlik kaliteli bir uyku ile Leptin ve Ghrelin hormonlarını dengeleyerek, özellikle geceleri fazla kalori alımının önüne geçilebilir.” dedi.

 

Bilgin, dışarıda yenilen yemeklerde veya atıştırmalıklarda sağlıklı olanların tercih edilmesi, ızgara veya fırın yemekleri yenmesi, misafirliklerde ise çay saatlerinin ağırlıklı salatalardan hazırlanması, tam tahıllı ürünler kullanılması gerektiğini belirtti. Kışın su tüketimini artırmak için suyun içine aroma olsun diye mandalina, limon, taze nane, tarçın, karanfil gibi besinler atılabileceğini belirten Bilgin, günde 8-10 bardak su tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.

 

Egzersiz şart

 

Spor ve egzersiz yapmanın her zaman önemli olduğu vurgusu yapan Bilgin, “Gün içerisinde yapacağınız 30 dakikalık orta tempolu yürüyüşler yeterli olacaktır. Hızlı yemek yemeyin. Lokmalar arasında mutlaka çatalınızı bırakın. Beyne tokluk sinyalinin 20 dakikada gittiğini unutmayın.” uyarısında bulundu.

 

Bilgin, kışın tüketilebilecek meyve ve besinler konusunda da şu uyarılarda bulundu: Ara öğün tercihlerinizi taze ve kuru meyvelerden yapabilirsiniz. Özellikle kış aylarında vitamin deposu portakal, mandalina, kivi, greyfurt, antioksidan içeriği yüksek nar ise bağışıklık sisteminizi güçlendirir, bağırsak hareketlerinizi artırır. Kuru meyvelerin hem tüketimi pratiktir hem de gün içinde enerjik ve zinde olmanızı sağlar. Süt ve süt ürünleri uzun süreli tokluk sağlar. Probiyotik yoğurtlar ve içecekler kış aylarında bağışıklık sistemi için çok faydalıdır. Mutlaka ara öğünlerde tüketilmelidir. Ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar yüksek lif, magnezyum, çinko ve E vitamini içeriğinden besleyici besinlerdir. Yağlı tohumlar meyvelerle birlikte tüketildiğinde kan şekerini hızlı yükselmesini önler ve uzun süreli tokluk sağlar. Kışın tüketimi artan sahlep, şekersiz yapıldığında ve üzerine zencefil ve toz tarçın eklendiğinde güzel bir ara öğün tercihi olabilir. Mide şikâyetlerini azaltan, öksürüğe iyi gelen güzel bir alternatiftir. Siyah çay ve kahve kültürel alışkanlıklarımızdan biridir. Ancak bu çaylarda aşırıya kaçıldığında kansızlığa, kafein nedeni ile de uykusuzluğa sebep olabilir. Ihlamur, rezene, papatya, yeşil çay ve diğer bitki çaylarından tüketebilirsiniz. Yeşil çay doygunluk hissi veren hormonların artmasını sağlar. Böylece öğün aralarında içeceğiniz yeşil çay 2-4 saat tokluğunuzun sürmesini sağlar. Sağlık veren evde hazırlayacağınız çaylardan ise özellikle ayvalı ve elmalı çayları tercih edebilirsiniz.”