•   Kasım 13, 2014

Marka tutkunluğu bir hastalık mı?

ergen-marka-30Ergenlik dönemiyle beraber kimlik bunalımına giren gençler, çevresine farklı olduğunu göstermek isterken marka bağımlılığına yakalanıyor.

 

Ergenlik dönemiyle beraber kimlik bunalımına giren gençler, çevresine farklı olduğunu göstermek isterken marka bağımlılığına yakalanıyor. Profesör Nevzat Tarhan bu dönemde anne-babalara konuşmaktan önce dinlemeyi öneriyor.

 

Marka tutkusu nedeniyle gençler depresyona giriyor. Yasal olmayan davranışlara yöneliyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, popüler kültürde gençlerin özdeşim kurduğu modeller yaratıldığına dikkat çekerek “Gencin bu modelle özdeşim kurması teşvik ediliyor. Kendini ispat etmeye çalışan genç, sunulan modelin giyim tarzını örnek alıyor. Gençlerin bu özelliği tüketim alışkanlığını değiştirmek için kullanılıyor. Genç, model aldığı kişinin kullandığı markaları almaya hedef olarak benimsiyor” diyor.

 

Tarhan, marka merakının bir tutkuya dönüşmesinde ailenin büyük rolü olduğunu savunarak şunları söylüyor; “Aile, çocukluğundan itibaren ‘Çocuğum en iyisine layık. Ona her şeyin en iyisini almalıyım’ mantığıyla hareket ediyorsa çocuk büyürken en iyiler de büyüyor. Çocuk, en iyi seyahati, en iyi arabayı ve en iyi evi istemeye başlıyor. En iyisinin ölçüsü çocuğa verilmeli. En iyinin ölçüsü marka değil, hem kaliteli hem ucuz olmalı.”

 

Tarhan, marka tutkusu nedeniyle yaşamı altüst o an aileler olduğuna dikkat çekiyor; “Her gece eğlence yerlerine giden. Bunun için anne ve babasının kredi kartlarını izinsiz kullanan. Hatta sınır konduğunda annesine şiddet uygulayan gençler var. Kimi dürtülerini kontrol edemez hale geliyor. Marka bir tutku haline gelen genç erin kişiliklerini analiz ediyoruz. Kişiliğini zayıf ve kuvvetli yönlerini dikkate alarak kendilerine yeni hedefler koymalarını sağlıyoruz.”