•   Aralık 14, 2015

‘Oyunculukta bir sınırım yok’

Röportaj: İmge BALIK- imge.balik@sozcu.com.tr

Son günlerin en çok izlenen dizilerinden bir tanesi Kara Sevda… Başarılı oyuncu kadrosu içinde dikkatleri üzerine çekmeyi başaran isim ise Zeynep karakterine hayat veren Hazal Filiz Küçükköse. Kara Sevda’nın Zeynep’i Hazal Filiz Küçükköse ile oyunculuğu, kariyerini ve güzellik sırlarını konuştuk…

HAZALFİLİZ

Sizi daha önce ağırlıklı olarak hep Ankara dizilerinde izledik. Şimdi ise İstanbul’dasınız… Nasıl İstanbul, alışabildiniz mi?
Aslında tam olarak da Ankara dizileri diyemeyiz. Bu zamana kadar oynadığım işlerden sadece  ikisinde birer sezon olmak üzere Ankara’da bulundum onun dışında İstanbul’daki işlerdeydim. Yani alışma sürecini bir anlamda çoktan geçmiş oldum(Gülüyor) İstanbul’u yoğun çalışan biri olarak sevmek trafiğine katlanmak zor tabi ama sürekli hayıflanıp eleştirmek yerine kabullenmeyi seçtim. Fırsat buldukça da bu büyülü şehrin keyfini çıkarıyorum (Gülüyor)

 

Ankara defteri tamamen kapandı mı?
Ankara defteri benim için yaklaşık 2 yıl önce Günahkar projesiyle kapandı diyebilirim. Ailem ve dostlarım dışında beni iş anlamında bağlayan birşey yok.

 

HER ŞEYE RAĞMEN İŞİME AŞIĞIM

Peki Kara Sevda…Ona nasıl dahil oldunuz?
Kara Sevda ya neredeyse son dakika da dahil oldum diyebilirim. Günahkar’dan sonra gelen bir çok işte hep Günahkar’ın etkilerini yaşadım. Genç bir anneyi ancak kötü bir karakteri canlandırıyordum. Sonrasında gelen işlerde ”Aslıhan” karakterine paralel  işler gelince biraz bekleme kararı aldık.” Kara Sevda” projesi geldiğinde “Zeynep” karakteri beni çok heyecanlandırdı ve işte buradayım. Bugün bu röportajı yaparken ne kadar doğru bir karar verdiğimi projenin başarısından ve Zeynep’e gelen  tepkilerden de anlamış oluyorum(Gülüyor)

HAZALFİLİZ2

Foto: Bülten

 

Kara Sevda’da oyuncu olma hayalleri kuran Zeynep’i canlandırıyorsunuz.. Oyunculuk sizin de kurduğunuz hayallerden biri miydi?
Sanırım Zeyneple olan nadir ortak noktalarımızdan biri de bu. Biz, ikiz kardeşimle birlikte küçüklüğümüzden lise yıllarına kadar tiyatroyla ilgilendik. Ben üniversitede dışardan da olsa bu tutkuyu  devam ettirmeyi başardım. Küçükken doğum günü partilerimiz bile  arkadaşlarımız için adeta bir tiyatro sahnesiydi. Her yıl doğum günümüzde evimizin salonuna küçük bir sahne kurar, bir oyun çıkarırdık. Kostümleri tasarlamak için evde ne var ne yok keser diker birleştirirdik tabi annemin kıyafetleri ve makyaj malzemeleri de bunların arasındaydı. Annem öğrenince kızardı bize ama ortaya bir şeyler çıktığını görünce de durumun haklı gururunu yaşardı. O dönem bizimle küs olan arkadaşlarımız bile doğum günü partimize gelebilmek için bir şekilde barışmanın yolunu arardı. Hep aklımda tiyatro vardı ama gelecek kaygıları sizi dönem dönem bir tercih yapmaya zorluyor. Tiyatroyla alakasız 2 bölüm okudum ama kader bir şekilde beni yine hayalini kurduğum mesleğe ulaştırdı. Ne kadar çalışma şartları ağır olsa da yıpranma payı diğer mesleklere göre çok daha fazla olsa de ben herşeye rağmen  işime aşığım. Hayallerimi yaşama fırsatına kavuştuğum için binlerce kez şükrediyorum.

 

Zeyneple aranız nasıl?
Hazal olarak Zeynep bana biraz uzak bir karakter normal hayatta böyle bir arkadaşım olamazdı. O  yüzden çok haklı bulamıyorum. Ama ortak duygularımız var. Hırslı olması ve hayallerinin peşinden gitmesi bizi birleştiren noktalar.

Oyunculukta bir sınırınız, uç noktanız var mı?
Oyunculuk olarak bir sınırım yok zaten bugüne kadar bana gelen projelerde hayat kadınından tutun da taşralıdan, modern ve zengin kadına kadar bir çok profili canlandırdım ama eğer kriter müstehcenlikse bazı sınırlarım olabilir. Sahnelerin dramaturjisi gereği altmetni olmayan boş bir sahne de bedenimle yer alamam. Bir kadın tavırlarıyla da güçlü vurgular yapabilir illa ki bunu göze sokmak için soyunmak şart değil.

Eşiniz Tuan Tunalı’da bir oyuncu. Nasıl gidiyor? Bu yoğun tempoda birbirinize vakit ayırabiliyor musunuz?
Bence mutluluğumuzdaki en büyük formül aynı mantıksal çerçevelere sahip olmamız. İşimizi doğru yapmaya gayret eden ve bunda da daima birbirimizin gelişimi için sonsuz destek veren kişiliklere sahibiz. Bana desteği inanılmaz, bazen birlikte ezber alıriz dakikalarca sahnenin üzerine konuşur ve karakterin ölçülerini birlikte tartışırız . O kadar pskolojik bir iş yapıyoruz ki eve gelip dinlendiğinizde o kısa süreli duraklarda sadece bakışıyla bile sizi anlayan birine sahip olmak paha biçilemez. Bütün yorgunluğunuzun deyeceğine emin olduğunuz bir hayat için mücadele vermek en güzel şey.

HAZALFİLİZ3

Foto: Bülten

YANIMDA SU OLMADAN DIŞARI ÇIKMAM

Spor ve sağlıklı beslenme sizin için ne ifade ediyor?
Bir oyuncu her zaman karakterine uygun formda olmalı. Ben oyuncu olmadan önce de uzun süre lisanslı olarak basketbol ve atletizm yaptım. Beslenme konusunda kalori hesabı çok yaparım ve haftanın en az 4 günü balık tüketmeye özen gösteririm. Özel günlerde ölçüyü çok kaçırırsam da ertesi gün daha fazla spora yüklenerek bu durumu çözüyorum. Kahve ve çay tüketirken de asla şeker kullanmam.

Formunuzu nasıl koruyorsunuz?
Formumu korumak için kangoo jumps yapıyorum ve en az haftada bir kere mıha body tech ile 25 dklık yogun bir antrenman uyguluyorum. Kaslarımı daha yoğun çalıştırdığından ve iyi de bir cardio olduğundan dolayı normal fitness antrenmanlarından çok bu ikisini tercih ediyorum. Sokakta gezerken beni elimde su şişemle de görebilirsiniz. Su olmadan yanımda dışarı çıkmam. Hamur işleri ve tatlıyı çok sevmeme rağmen hayatımdan büyük ölçüde çıkardım diyebilirim.Hayatimin her anında bir spor dalıyla uğraştığım içinde vücut yapısı ona göre sekil alıyor ne kadar zayıflasam da yapı gereği ekranda en az 3-5 kilo fazla görünüyorum. İzleyenler sokakta görünce ilk tepkiler hep ne kadar zayıfmışsın oluyor.

 

Günlük hayatınızda makyajla aranız nasıl? Makyaj çantanızın favori ürünü nedir?
Günlük hayatta makyajı  sadece özel günlerde yapıyorum ki  o anlarda bile yine doğal görünen makyajdan yanayım. Favorim Nars high lighter super orgasm sıvı allık. Enerjik , ışıltılı ve  fresh görüntüsüne bayılıyorum.

Cilt güzelliğiniz için özel olarak uyguladığınız bir formül var mı?
Cildimi temiz tutmaya çok özen gösteriyorum. Kimyasal ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum, mecbur kalmadıkça kullanmayı tercih etmiyorum. Tükettiğim meyvelerden bitkilerden doğal kürler yaparak cildime uyguluyorum.

HAZAL-FİLİZ-KÜÇÜKKÖSE

Foto: Bülten- Hazal Filiz Küçükköse, makyaj malzemelerinde kimyasal ürünlerden uzak durmaya çalışıyor.

İŞİM, EŞİM, HAYELLERİM İÇİN ŞÜKREDİYORUM

Sizi en son çok mutlu eden şey ne oldu?
Şu an varolduğum nokta da beni çevreleyen her şey. İşim eşim hayallerim hepsi için binlerce kez şükrediyorum.

İleride mesleğinizle ilgili olarak hayata geçirmek istediğiniz bir hayaliniz var mı?
Benim gibi hayali oyunuculuktan geçenler için  bir okul açabilmek.

Yakından takip ettiğiniz, ilham aldığınız oyuncular kimler?
Matthew Mcconaughey, Nathalie Portman, Robert Downey Junior. Türk oyunculardan son zamanlarda Onur Saylak beğendiğim isimlerden.

Oyuncu olmanın en etkileyici yanı ne?
Senaryoyu okuduğumda yaşadığım duyguların aynısını seyirciye yaşatabilmek. İçine girdiğiniz karakterin zenginliklerini kitabın sayfalarını her çevirişinizde hissettiğiniz o merak duygusu tadında keşfetmek. Her karakter farklı bir dünyayı tanımamı sağlıyor farkında olmadan empatinin doruklarını yaşabiliyorsunuz bu durum kendi hayatımada yansıyor. Çok düşünür ve insanları kırmamak üzmemek için özel kelimeler seçerim.
Set olmadığı zamanlar kendinizi rahat hissetmek için neler yapıyorsunuz?
Evimde dinlenmek en çok huzur bulduğum şey. Ankara’da yaşıyorum ve çekimler için haftanın nerdeyse dört günü uçuyorum ve tabi bu da epey yorucu oluyor. Ankara’ya geldiğimde de zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Aile ve dost ziyaretlerini de önemsediğimden pek dinlenmeye vakit bulamıyorum.