•   Temmuz 12, 2015

Şöhretlik bir hayatım yok

Röportaj: Edda Sönmez

Fotoğraflar: Mert Arıslan

 

Tan­sel Ön­gel (39), ken­din­den emin, ken­di­ni iyi ifa­de eden, sı­cak, ya­kın ve dü­rüst bir adam… Ve na­sıl al­çak­gö­nül­lü an­la­ta­mam… İçin­de ise mu­zır bir ço­cuk ya­şa­tı­yor. Ya­kı­şık­lı oyun­cu­nun cid­den hay­ran­lık ve­ri­ci bir hi­kâ­ye­si var; ün­lü ol­ma­sı­na rağ­men top­lu ta­şı­ma araç­la­rı­nı kul­lan­ma, lüks otel­ler ye­ri­ne kamp ha­ya­tı ter­cih et­mek gi­bi es­ki alış­kan­lık­la­rı­nı de­vam et­tir­di­ği­ni söy­le­yen oyun­cu bu ara­lar Ka­nal­ D’­de ye­ni baş­la­yan ve pa­zar ak­şam­la­rı ya­yın­la­nan “Ya­z’­ın Öy­kü­sü” di­zi­sin­de Mert ka­rak­te­ri ile boy gös­te­ri­yor. Ye­ni di­zi­si­nin se­tin­de bir ara­ya gel­di­ği­miz Ön­gel ile ha­ya­tı­na ve di­zi­si­ne da­ir ko­nuş­tuk.

 
Pro­je­ye na­sıl da­hil ol­du­nuz?
Me­na­je­rim ara­cı­lı­ğıy­la ulaş­tı­lar ba­na. Rol için uy­gun gör­müş­ler. Oku­dum, oku­du­ğum an­da da ka­bul et­tim. Çün­kü çok gü­zel bir se­nar­yoy­du. İş çok gü­zel­di. Sa­de­ce ro­lün gü­zel­li­ği de­ğil se­nar­yo­nun da çek­me­si la­zım.

 

Mert özgür ruhlu bir adam

 
tansel-ongel-icRol­de si­zi et­ki­le­yen ne ol­du?
Bir ön­ce­ki oy­na­dı­ğım ka­rak­ter­le bir son­ra­ki ka­rak­te­rin ay­nı ol­ma­ma­sı­na hat­ta ben­zer bi­le ol­ma­ma­sı­na dik­kat ede­rim. Bir ön­ce­ki ka­rak­te­rim Ka­ra­de­niz­li bir ba­lık­çıy­dı. Son­ra bir film­de pi­lo­tu oy­na­dım. Şe­hir­li bi­ri­ni oy­na­mak is­ti­yor­dum. Şe­hir­li, met­ro­pol in­sa­nı, iyi eği­tim­li, ze­ki, bir sü­rü ya­şam ala­nı olan, fark­lı ya­şam alan­la­rın­da ken­di­ni var ede­bi­len, en­te­re­san. Nor­mal ha­yat­ta kar­şı­laş­tı­ğı­mız­da dö­nüp bir da­ha ba­ka­ca­ğı­mız bir adam Mert. İlk bö­lü­mün se­nar­yo­sun­da da hep­si açık bir şe­kil­de iş­len­miş­ti. Adam dok­tor, ama dok­tor­luk yap­mı­yor, mü­zis­yen, ge­ce ha­ya­tı­nı se­vi­yor. En­te­re­san bir ka­rak­ter. İdea­list de­ğil ama idea­list ol­du­ğu­nu söy­le­yen bir­ço­ğun­dan da­ha iyi iş­ler ya­pı­yor. Öz­gür­lük­ten hiç bah­set­mi­yor ama çok öz­gür ruh­lu bir adam.

 
Oy­na­dı­ğı­nız ka­rak­ter Mert ile ben­zer yön­le­ri­niz var mı?
Var ta­bi. Ama çok ay­rı­yız. So­rum­lu­luk an­la­yış­la­rı­mız ay­nı de­ğil. Tep­ki­le­rim Mert gi­bi de­ğil.

 

Öğretmen çocuğuyum

 

Ai­le­niz­de oyun­cu var mı?
Ai­lem­de oyun­cu yok. Be­nim an­nem, rah­met­li ba­bam, ab­lam öğ­ret­men. Öğ­ret­men ço­cu­ğu­yum.

 
Oyun­cu­luk na­sıl baş­la­dı?
Bir he­kim ar­ka­da­şım oyun­cu­la­rın rol de­ğiş­tir­me­ye çok mü­sa­it, ha­yat­ta­ki rol­le­rin­den sı­kı­la­bi­len ve de­ğiş­ti­re­bi­len ka­rak­ter­le­ri ol­du­ğu­nu söy­le­miş­ti. He­pi­miz ço­cuk­ken oyun oy­nar­dık ve ben­ce za­ten mev­zu­nun kö­ke­ni o. As­la ken­di­me iki ay­dan da­ha faz­la ha­ya­li­ni kur­du­ğum bir mes­lek bu­la­ma­dım. Bi­lim ada­mı ol­mak is­ti­yor­dum. An­ne­min oku­lun­dan mer­cek­ler alıp eve la­bo­ra­tu­var kur­duğumu bilirim.

 

Oyunculuk dışında başka bir şey olmaz

 

tansel-ongel-1Oyun­cu ol­ma­say­dın ne ya­par­dın?
Baş­ka bir mes­lek ya­pa­bi­le­ce­ği­mi zan­net­mi­yo­rum. Oyun­cu­luk ol­ma­sa ne ya­pa­rım bil­mi­yo­rum. Ben ti­ca­ret­ten an­la­mam.

 
Oyun­cu­luk­tan ka­zan­dık­la­rı­nız­la ne­ler ya­pı­yor­su­nuz?
Ens­tür­man öğ­re­ni­rim. Ye­ni bir spor bu­lu­rum ken­di­me. Son üç yıl­dır boks ya­pı­yo­rum. Ona pa­ra har­cı­yo­rum. Al­tı ye­di ta­ne ens­tür­man çal­ma­yı öğ­ren­dim.

 

Yalancıydım sonra da aşırı dürüst oldum

 

Pe­ki na­sıl bir ço­cuk­tu Tan­sel?
Çok ya­ra­maz­dım. Çok ko­nu­şu­yor­dum. Sü­rek­li ya­lan­lar söy­lü­yor­dum, söy­le­di­ğim ya­lan­la­ra ina­nı­yor­dum. Öy­le söy­le­di­ğim ya­lan­la­ra ina­nır­dım. Ço­cuk­ken öy­ley­dim son­ra bü­yü­yün­ce de­ğiş­tim. Bü­yü­yün­ce de faz­la dü­rüst ol­ma­ya baş­la­dım. Ve se­vil­me­dim. Ben­de or­ta yok. Her­ke­sin ka­rak­te­ri var. Da­la­cak­sak en di­be da­la­ca­ğız, çı­ka­cak­sak en yük­se­ğe çı­ka­ca­ğız.

 

Pazara gidiyorum ve bu beni çok zenginleştiriyor

 

Pe­ki şöh­ret si­ze ne kat­tı?
Ben öy­le İs­tin­ye Par­k’­a gi­dip ye­mek ye­mem. Hiç­bir ma­ga­zin­ci be­ni ha­ber yap­maz. Çün­kü za­ten öy­le bir du­ru­mum ol­maz. Ben da­ğa gi­de­rim, kamp ya­pa­rım. Ada­ya gi­de­rim, de­ni­ze gi­re­rim. Kö­pe­ğim var, kö­pe­ğim­le do­la­şı­rım. Be­nim şöh­ret­lik bir ha­ya­tım yok. Va­pu­ra bi­ne­rim. Met­ro­büs kul­la­nı­rım ora­da bir­bi­ri­ni ezen in­san­la­rı iz­le­rim. İki tür var Tür­ki­ye­’de bu alan­da. Ün­lü olan­lar ve oyun­cu olan­lar. Ben ün­lü olup oyun­cu ol­mak­tan­sa, oyun­cu­luk ya­pıp eğer ün­le­nir­sem ün­len­me­yi ter­cih ede­rim. Ol­ma­ya­ca­ğı­mı da bi­li­yo­rum. Ben pa­za­ra gi­di­yo­rum ve bu be­ni çok zen­gin­leş­ti­ri­yor.

 

İki ayaklı çok hayvan gördüm

 

Hay­van sa­hi­bi bir ün­lü­sün. Kö­pe­ği­ni sor­sam?
Ares üç yıl­dır be­nim­le. Al­man si­yah kur­du. O ba­na çok şey öğ­re­ti­yor. Çok şey öğ­re­ni­yor ay­nı za­man­da. Her­ke­sin ya­nın­da dos­tu ona iyi ge­lir. Hay­van de­mek is­te­mi­yo­rum, iki ayak­lı çok hay­van gör­düm ben. Dört ayak­lı ol­sun ama biz ona hay­van de­me­ye­lim is­ti­yo­rum. Ares oy­na­ma gü­dü­sü­nü ve he­ye­ca­nı­nı hiç kay­bet­mi­yor.

 

yaz'ın-öyküsü

 
Pe­ki Tan­sel na­sıl bir adam?
Bil­mem. İyi­yim her­hal­de. İyi bi­ri­yim ga­li­ba. Şim­di ken­din­den üçün­cü şa­hıs gi­bi bah­set­mek çok zor. Ken­dim­den bah­set­mek çok zor. Ço­cuk­lu­ğum­dan be­ri do­ğa­ya gi­derim. An­ka­ra­’-da bü­yü­düm. 14 yıl Ka­ra­de­ni­z’­de ya­şa­dım.

 
Vil­dan Ata­se­ver hak­kın­da ne­ler söy­le­ye­cek­sin?
Vil­dan Ata­se­ver ile oy­na­mak çok gü­zel bir şey. Ece Ceş­mi­oğ­lu ile oy­na­mak çok gü­zel bir şey. Ece çok ol­gun, çok akıl­lı hay­ra­nım ona.