BİZİ TAKİP EDİN

© 2016 - Tüm hakları Estetik Yayıncılık A.Ş.’ye aittir.

Burak GÖRAL 11:04 13 Haziran 2015

İnsanlar hiç öğrenemeyecekler!

Sinemada bir devrim gibiydi Steven Spielberg’in yönettiği ‘Jurassic Park’… Ses teknolojisinde ve görsel efektlerde son derece yenilikçiydi film. İlk defa beyazperdede bu kadar inandırıcı dinozor görüntüleri elde edilmişti. Yani filmde yeniden üretilen dinozorlar sanki gerçekten de “yeniden üretilmiş”lerdi.
Ama ‘Jurassic Park’ın etkileyiciliği sadece teknik üstünlüğünden gelmiyordu. Uyarlandığı romanın yazarı Michael Crichton ve tecrübeli senarist David Koepp’in ortak yazdıkları senaryosu da gişe sinemasının iyi örneklerinden birine kapı açmıştı. Yeniden üretilen dinozorları sergilendiği parkta, insanların ‘tanrıcılık’ oynaması ve giderek hırslarına yenik düşmeleriyle işler sarpa sarıyordu. İlk ‘Jurassic Park’ filmini unutulmaz kılan özelliklerden biri bu hengamenin ortasına Sam Neill ve Jeff Goldblum’un canlandırdığı iki farklı tip kahramanı koymasıydı. Çocuklarla anlaşamayan ve Indiana Jones’u andıran Grant ile benmerkezci ama eğlenceli matematikçi Malcolm, kağıt üzerinde çok iyi oluşturulmuş, onları canlandıran oyuncuların da katkılarıyla kendilerini takip etmeye çağıran karakterler olmuşlardı.
Birini Spielberg’in çekmesine rağmen, ilk filmden daha iyi olmayan iki devam filmi daha izledik sonra. 2001’den bu yana da yeni bir ‘Jurassic’ filmi planlanıyordu. Spielberg’in yapımcısı olduğu ‘Jurassic World’ dinozor gerilimlerine alışmış seyirciye çok fazla yeni bir şey vermiyor ama beklentilerini de en azından eğlence anlamında karşılıyor.

 

jurrassic-park

 

 
Bildik gişe filmi numaraları…
Belli ki ilk film model olarak alınmış daha çok. Yine tanrıcılık oynayan insanlar bu sefer bir eğlence parkı inşa ediyorlar malum adaya. Ancak ziyaretçi sayısını arttırabilmeleri için yeni bir dinozor türü sunmak zorundadırlar! Genetik biliminin de katkısıyla üretilen, ‘indominus rex’ adı verilen ve çok farklı hayvanların genlerinden oluşturulduğu için farklı özellikleri olan bu yaratık, parkın içinde serbest kalınca büyük panik başlar. Bu paniğin ortasında yine ailesi dağılmak üzere olan iki çocuk ve onları korumaya çalışan ve filmin sürekli aile olmaya zorladığı bekar ‘işkolik’ teyzeleri ile filmin kahraman erkeğini takip ederiz. Kötüler tarafında ise bitmek bilmeyen insan hırslarının temsilcileri bulunuyor. Bir tanesi dinozorları militarist amaçlar için kullanmayı planlayan bir şirket temsilcisi, diğeri ilk filmde de gördüğümüz Çinli genetik bilimci, sonuncusu da tema parkının yeni Hintli sahibi… Filmin üç kötü adamından ikisinin dünyanın doğusundan çıkıp gelmiş olmaları enteresan doğrusu! Ayrıca filmdeki canavarın dişi oluşu (ondan hep ‘she’ diye bahsetmekteler) filmin kadın kahramanını erkeğe muhtaç pozisyonda çizilmesi, her büyük kitle filmlerinde altını jurrassic-park-afisçizdikleri ‘aile olun, kurtulun’ tavrını ısrarla sürdürülüyor olması ve finalde ilk filmden itibaren açtıkları ticaret kapısı T-Rex’e yeniden talep yaratmak için onu bir ‘son anda yetişen süper kahraman’ gibi sunması filmin ince düşünenlere batan özellikleri. Ama ilk filmdeki Grant’i Malcolm’u gel de özleme! Ayakları çok daha yere basan ve yıllar sonra gelen ‘yenileme amaçlı’ devam filmlerinden ‘Mad Max: Fury Road’un değerini gel de anlama!
‘Galaksinin Koruyucuları’ndan itibaren merakla izlenen bir oyuncu olan Chris Pratt o filmdeki kadar sempatik değil ama bunda suçlu onu klişe bir karakter oynamak zorunda bırakan senaryo. Bryce Dallas Howard ise açıkçası bana rol aldığı hiçbir filmde hitap etmiyor. Yine de ‘Jurassic World’un dinamik kurgusu, başarılı efektleri ve heyecanlı sahneleriyle bir çırpıda izlenen bir seyirlik olduğunu söyleyebiliriz…

 

Jurassic World

Yönetmen: Colin Trevorrow
Oyuncular: Chris Pratt, Bryce Dallas Howard, Ty Simpkins
Süre: 124 dakika

 

 

Ormanda tek başına!

 

olum-ormani

 

Ölüm Ormanı’nın en büyük kusuru bütün filmi afişinde anlatıyor olması! Kanada yapımı bu gerilim filminde afişte gördüğünüzden fazlası yok! Birbiriyle çok iyi anlaşan bir çift, Alex ve Jenn, bir göl kenarına kamp yapmak için yola çıkarlar. Kamplarının ilk gecesinde bir yabancıyla karşılaşırlar yabancı Jenn’in de davetiyle onlara yemeğe katılır, bu da çiftin gergin bir akşam geçirmesine sebep olur. Ancak asıl büyük sürpriz bundan sonra gerçekleşir. Çünkü Alex yüzünden ormanda kaybolurlar. Morallerini bozmamaya çalışsalar da çok zor durumdadırlar ve vahşi bir ayının bölgesine girmişlerdir…
‘Ölüm Ormanı’nın en güzel tarafı bize hayli gerçekçi bir çifti takip ettirmesi. Bu tip gerilim filmlerindeki klişe sevgililerden daha ‘gerçek’ görünüyor Alex ve Jenn. Oyuncuların inandırıcı performanslarının da katkılarıyla Alex’in hatasının yapılabilecek bir hata olduğuna ikna oluyoruz, Jenn’in tepkilerine de hak veriyoruz. Filme biraz geç girse de vahşi ayının sahneleri, özellikle de çadır sahnesinde yarattığı terör filmin zirvesini oluşturuyor. Ancak nihayetinde film bitince bir tatminsizlik içinde kalıyoruz. Bu film bize ne anlattı? Haritasız kampa çıkmayın mı? Yabancılara önyargıyla yaklaşmayın mı? Başka tür bir gerilim filmiymiş gibi başlayan film son yarım saatinde bir ‘Survivor’ gerilimine dönüşüyor. Filmin büyük bir etki bırakmamasının sebebi belki biraz da bu dönüşüm…

 

Ölüm Ormanı

Yönetmen: Adam MacDonald
Oyuncular: Missy Peregrym, Eric Balfour, Nicholas Campbell
Süre: 92 dakika

 

 

Yürek burkan bir belgesel

 

haziran-yangini

 

Gezi direnişi sırasında İstanbul’da ve Türkiye’nin çeşitli illerinde gerçekleşen polis şiddeti sırasında gencecik yaşamları kaybettik. Bunların herbirine büyüteci tuttukça kalbimiz ağrıyor, yumruklarımızı sıkıyoruz, gözlerimiz doluyor. Bu hikayelerin herbiri bize o günleri tekrar yaşatıyor ve dişlerimizin arasından çıkan cümlelerin biri ‘adalet istiyorum’ oluyor her seferinde. Ama heyhat! ‘Yeni Türkiye’nin vaat etmediği şeylerden biriydi ‘adalet’. Gezi protestoları sırasında Ankara’nın tam ortasında, 1986 doğumlu bir emekçi genç, Ethem Sarısülük, bir polis kurşunuyla ölmüştü. ‘Haziran Yangını’ onun hikayesini anlatan bir belgesel. Annesi, babası ve erkek kardeşiyle yapılmış röportajlar, Ethem’in vurulduğu anın saniye saniye görüntüleri ve ailenin hukuk mücadelesi bir bir bütün çıplaklığıyla anlatılıyor. Ethem’in fotoğrafları video görüntüleri eşliğinde…
Görülmesi gereken, yarınlara ‘belge’ olarak kalacak çarpıcı bir belgesel bu. Gezi olaylarıyla ilgili çok belgesel çekildi ve daha da çekilecek kuşkusuz. Umarız hepsi de geniş kitlelere ulaşır ve izlenirler. Toplumsal hafızasının zayıf olduğundan şikayet edilen bu ülkenin daha çok böyle filmlere ihtiyacı var. ‘Haziran Yangını’na ‘unutmamak’ için gidin ve izleyin!

 

Haziran Yangını

Yönetmen: Gürkan Hacır
Süre: 65 dakika

 

Bir ‘ummadık taş’ hikayesi… 

 

ajan

 

Ajan hareketli ve eğlenceli bir ajan komedisi. ‘Nedimeler’ (Bridesmaids) ve ‘Ateşli Aynasızlar’ (The Heat) komedilerinle de dikkat çeken yönetmen Paul Feig, bu iki filminde de rol verip komedi arenasında yıldızlaştırdığı Melissa McCarthy’yi daha da ön plana çıkartıyor yeni filminde. ‘Ajan’ büyük ölçüde McCarthy’nin komedi performansına yaslanıyor, ama yan karakterlerde de çok şenlikli işler yapılmış. Bazı yerlerde dağılan senaryosuna ve kimi cinsiyetçi esprilerine rağmen ‘Ajan’ izleyicisini sık sık güldürmeyi başarıyor..
İlk sahnesinde James Bond gibi bir kahramanı, yakışıklı Bradley Fine’ı (Jude Law) bize tanıtan film aslında esas kahramanımızın o olmadığını, kulağındaki mikrofondan merkez üsten ona destek olan masabaşı ajanı (kilolu ama sempatik ve meziyetli kadın) Susan Cooper olduğunu gösteriyor. Bir operasyon sırasında kurban olan Bradley Fine’ın yarım bıraktığı görevi tamamlamak Susan’a düşüyor bir şekilde. Bu operasyon sırasında kendi gibi masabaşı görevi yapan en yakın arkadaşı Nancy ve maço hareketlerine rağmen tam bir mankafa görünümü çizen başka bir saha ajanı Rick de ona yardımcı oluyor, amacı bu olmasa da. Bu rolde Jason Statham bugüne kadar rol aldığı aksiyon filmlerindeki halinin yani biraz da kendisinin parodisini yapıyor aslında ve filme renk katıyor.
Ancak filmin senaryosunda cevap bulamayan sorular var. Sırf aksiyon olsun diye yapılan kimi hamleler bir an durup düşündüğünüzde anlamsız kalıyor. Ama yine de kendinizi kaptırıp Susan’ın anlık kararlarla yol aldığı macerası filmin amacını yerine getiriyor, yani eğlendirmeyi başarıyor.

 

Ajan:

Yönetmen: Paul Feig
Oyuncular: Melissa McCarthy, Rose Byrne, Jude Law
Süre: 120 dakika

Son Dakika Haberleri