BİZİ TAKİP EDİN

© 2016 - Tüm hakları Estetik Yayıncılık A.Ş.’ye aittir.

Burak GÖRAL 10:15 24 Ekim 2015

Kentsel dönüşüme futbol tokadı

Ne ilginçtir ki, bu kadar futbol düşkünü olan bu ülkenin sinemasında, içinden futbol geçen film sayısı azdır. Atıf Yılmaz’ın Metin Oktay’lı ‘Taçsız Kral’, Kartal Tibet’in Kemal Sunal’lı ‘Gol Kralı’ ve Serdar Akar’ın ‘Dar Alanda Kısa Paslaşmalar’ı benim ilk anda aklıma gelen filmler. ‘Takım: Mahalle Aşkına’ ise gişe için yapılmış bunca cinli korku filmi ve güldüremeyen yılışık sözde komedi filminin arasında pırıl pırıl parlayan, iyi bir popüler film örneği olarak çıktı karşımıza.
Film, etrafı giderek plazalarla ve beton inşaatlarla çevrilen küçük bir İstanbul mahallesinde geçiyor. Orta halli bir halı sahayı işleterek geçinen, borç içinde yaşayan bir aile, arsanın peşindeki inşaat şirketi ve sözde güvenlik şirketi tarafından sürekli tehdit altında yaşamaktadır. Babalarından miras kalan bu değerli arsayı satmaya hiç niyeti olmayan iki kardeşten Turgay’ın aklına mahallenin iyi futbol oynayanlarını toplayıp bir takım oluşturarak para ödüllü sokak futbolu turnuvasına katılmak gelir. Eski futbolcu ağabeyi Tufan en başta bu fikre pek inanmaz. Ama kardeşinin birbirinden çok farklı ve yetenekli gençlerden oluşturduğu takımın hezimetle sonuçlanan bir maçını izleyince dayanamaz ve takımı çalıştırmaya karar verir. Böylece birbirinden çok farklı görüş ve kökenlere sahip bu gençler önce birbirleriyle arkadaş olmayı zamanla da sıkı bir futbol takımı oluşturmayı başarırlar. Mahalle, kendilerine ‘Pilav Üstü Kuru’ ismini takan bu takımının destekçisi olur. Artık yeni kuşak rantçı müteahhite ve adamlarına karşı zor, dürüst ve haklı bir mücadeleye hazırdırlar…

burak-goral-sli-2

BİR TÜRKİYE KARMASI

Kötülüğe karşı bir araya gelen, birbirlerinden farklı inanç ve fikirlerde olan iyilerin önce bir takım olabilmelerini, sonra da engelleri aşa aşa ilahi adaleti sağlamalarını Hollywood’dan gelen tonlarca filmde yıllardır izler dururuz. Yine iyi niyetli, yetenekli ama özgüveni ya da eforu zayıf sporcuların başarıya giden engebeli yolu azimle ve terle aşmalarını anlatan bir sürü film izledik. Önceki filmi ‘40’ta temiz bir performans sergileyen genç yönetmen Emre Şahin, tecrübeli yönetmen/senarist İnan Temelkuran’ın düzgün senaryosunu işte bu filmlerin kurallarına göre ve çok da şık bir sinematografiyle karşımıza çıkarmış. Hikayenin doğasına son derece uyum gösteren, iyi seçilmiş Anadolu rock ve hiphop müziklerle de bezeli filmde, mahallenin futbol takımını oluşturan gençlerden biri genç bir kadın, biri Çingene, biri dindar, biri Kürt, diğeri de ulusalcı… Takımı toplumun küçük bir temsili haline getirmek basit ama iyi yapılırsa etkili bir klişedir. Şahin bu klişenin üstesinden gayet akıcı olan sinema diliyle geliyor. Çocukların tek tek tanıtıldığı bölüm ve ardından gelen akşam yemeği sahnesiyle (farklılıkların çatışması) keyifle aşıyor bu klişe safhayı… Takıma kaptan olarak gelen Puma rolündeki Pascal Nouma ise böylesi bir filmde daha önce oynamamış bir eski futbolcu olarak, fakir bir Afrikalı göçmeni hiç de sırıtmayan bir şekilde canlandırıyor. Yönetmen bundan sonra zor bir şeyi daha başarıyor; gerek bahis oynanan kaçak futbol oyunlarında, gerekse turnuva sırasında sahanın içine dalıyor kamerasıyla; oyunun hızına ve heyecanına seyircileri de dahil edebiliyor. Böyle formüle edilmiş yapıların içinde olabilecek kimi kusurlar bu filmde de var elbet. Ne kadar ustalıkla renklendirilip saklansa da, kimi küçük klişeler, hikayeyi umutlu bir finale taşımak için yapılan hamleler mecburen sırıtıyor biraz. Ama bunlar da, bir sürü haksızlık içinde nefes almaya çalışan toplumumuzun şu anda ihtiyacı olan bu delikanlı filmin küçük nazar boncukları olsun.

burak-goral-sli-6

TOPLUMSAL YARAYA GÖNDERME

Fırat Tanış kariyerinin en sevilesi karakterlerinden birinde genellikle olduğu gibi çok iyi. Takımın genç oyuncuları üzerlerine düşeni de fazlasıyla yapmakta. Takımın kız oyuncusu Beyza Şekerci de zor bir işi başarıp bu kadronun içine kaynayabilmiş.
Kuşkusuz, suya sabuna dokunmayan film yapmak kolay. Ancak özellikle son iki-üç yıldır bu ülkede yaşananların filmlerimizin büyük bir kısmında yokmuş gibi gözükmesi de çok sağlıklı değil. Bu ortamda ‘Takım: Mahalle Aşkına’ gibi toplumsal bir yarayı da deşen ve popüler film formüllerini başarıyla uygulayan bir film yapmak çok değerli şu an. Seyircisi bol olsun…

Takım: Mahalle Aşkına

Yönetmen: Emre Şahin
Oyuncular: Fırat Tanış, Yağız Can Konyalı,
Beyza Şekerci
Süre: 104 dakika

Yıldız Sayısı: 3,5

BEŞ KIZ KARDEŞiN BAŞKALDIRISI

Genç bir yönetmene henüz ilk filminde çok büyük övgüler, içinde bolca başyapıt kelimesi geçen cümleler kurmak onun sonraki filmleri için faydadan çok zarar getirebilir. Evet, ‘Mustang’ Cannes dahil katıldığı yurtdışı festivallerde ilgi gören, ödül alan ve yabancı izleyicilerin büyük beğenisini kazanan bir film. Türkiye’de geçiyor, Türk bir yönetmenin filmi ama Oscar ödüllerinde Fransa’yı temsil edecek önümüzdeki yıl. Deniz Gamze Ergüven’in filmi, Karadeniz’deki bir şehrin küçük kasabasında (yeri tam olarak söylenmiyor) babaanneleriyle birlikte yaşayan, anne-babalarını kaybedeli 10 sene olmuş çeşitli yaşlardaki beş kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Kızlar okullarının tatile girdiği gün aynı sınıftan erkeklerle beraber üniformalarıyla denize giriyor. Bu durum kasabada yayılınca babaanneleri ve amcaları kızlara ceza üstüne ceza verip türlü yöntemlerle baskı kuruyorlar. Bu peri gibi beş güzel kız bağnaz çevrelerine karşı ellerinden geldiğince mücadele ediyor. Kimisi yeniliyor, kimisi de inatla hayata tutunmanın yollarını arıyor. Filmde gördüğümüz ve genç kızların başına gelen her şey maalesef ülkemizde yaşanıyor.

burak-goral-sli-99

SENARYO ÖYKÜYE YABANCI KALMIŞ

Ancak bütün yaşananların ayrı yaşlardaki beş kız kardeşin aynı yaz tatilinde başlarına gelmesi filmin inandırıcılık duygusuna büyük bir darbe vuruyor. Yurtdışında yaşayan yönetmenin Fransız bir meslektaşıyla kaleme aldığı senaryonun meseleye biraz yabancı kalması gibi bir durum söz konusu. Zira beş kız kardeşin giyim kuşamları, tavırları, konuşma tarzları Türkiye’nin o bölgesine ait değil. Karadeniz bölgesinin çok rahat ayırt edilebilen ağzı bile birkaç tanesi dışında hiçbir karakterde yok.

PARLAK IŞIK VE RENKLER

Adını zapt edilemeyen özgür ruhlu ‘Mustang’ atlarından alan filmin iyi bir senaryo çalışmasına hâlâ ihtiyacı varmış aslında. Kızların, futbol takımına ceza vermek için (!) koca stadyumun sadece kadın ve çocuk seyircilere ayrıldığı maça gitmek için evden kaçmaları gibi güzel fikirler de var. Ama film anlatmak istediği hikayeyi inceliksiz, fazla göstere göstere ve dillendirerek anlatıyor. Bu da hikayenin ikna ediciliğini ve zarafetini hayli zedeliyor.
Amca rolündeki Ayberk Pekcan ve Ece’yi oynayan Elit İşcan başta olmak üzere oyuncu performansları başarılı. Bu karamsar hikayeyi parlak ışık ve renklerle sunan görüntü çalışması da takdiri hak ediyor.

burak-goral-sli-5

Mustang

Yönetmen:
Deniz Gamze Ergüven
Oyuncular: Güneş
Nezihe Şensoy, Doğa Zeynep Doğuşlu,
Elit İşcan
Süre: 97 dakika

Yıldız Sayısı: 2,5

Son Dakika Haberleri