BİZİ TAKİP EDİN

© 2016 - Tüm hakları Estetik Yayıncılık A.Ş.’ye aittir.

Demet CENGİZ 07:46 4 Ağustos 2015

Midemiz bulanmadan haber okuyamıyoruz

Bir kadın olarak susmayacağım. Susmayacağız! Bu kadar tecavüz, ensest, taciz, şiddet varken sesimizi çıkarmazsak dilimiz lal olsun, yüreğimiz kurusun. Gazetelerde baş harflere, sosyal medyada etiketlere dönüşen öldürülmüş, tecavüze uğramış kadınların çığlığı kulaklarımızı sağır ederken susmayacağız. Susamayacağız!

Mide hapı içmeden haber okuyamaz hale geldik. Geçen hafta yine mide ağrısına sebep olan haberler denizinde yüzdük. Antalya Kepez’de 21 yaşındaki zihinsel engelli kadın, baş harfleriyle korkunç ve iğrenç bir habere konu oldu. İddiaya göre H.E. altı yıl öz babasının tecavüzüne uğradı. Hamile kalıp bir düşük yaptı. 2012 ve 2014 yıllarında doğan iki bebeğin ise canlı olarak boş araziye atılıp ölüme terk edildiği iddia edildi. İhbarı yapan bir komşu…

HERKES ÇOCUK SAHİBİ OLMASIN

Babasının tecavüzüne uğrayan zihinsel engelli kıza mı yanalım, canlı canlı ölüme terk edilen iki bebeğe mi? Yoksa kızalım mı? İnsanlıktan nasibini almamış bu babaya mı kızalım, yoksa bütün bu zulüm ve barbarlık yaşanırken sesini çıkarmayan anneye mi çatalım? Saçımızı mı yolalım, dizimizi mi dövelim? Sessiz kalmayan komşu, hepimize susmamamız gerektiğini gösteriyor ama beklemek niye? Neden altı yıl bu vahşete, çirkinliğe, sapıklığa göz yumulmuş?

H.E. ile birlikte 10 ve 13 yaşındaki iki kardeşi de Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından korumaya alınmış. Ailenin 22 yaşındaki en büyük çocuğu M.E. ise bir suçtan dolayı cezaevinde bulunuyormuş. Aile üç değil tam dört çocuk yapmış.

Bu korkunçluğu kabul etmek mümkün değil. Biz bu çocukları kimlerden koruyacağız? Kendi babasından, annesinden bile korumamız gereken çocuklar var. Babasına bile güvenemeyeceksek kime güveneceğiz?

Herkes çocuk sahibi olmamalı. Araba kullanmak için bile ehliyet alıyoruz ama anne ve baba olmak isteyen insanların ruh sağlığı, ahlakı yerinde mi, dünyaya getirdiği çocuğu insan gibi yetiştirebilir mi önemsemiyoruz.

YÜREĞİMİZE SIKTIN GİTTİN

Midemiz bulanarak ve içimiz acıyarak bir de Aysun’u okuduk geçen hafta. Manisa’da ağabeyinin tecavüzüne uğradığı ve bu nedenle bunalımda olduğu iddia edilen Aysun Altay, Kütahya’da kalbine sıktığı bir kurşunla yaşamına son verdi. Daha 22 yaşındaydı. Sevgilisine bıraktığı notta “Hayattan ve yaşadıklarımdan bıktım” yazıyordu. Bizim de yüreğimize sıktın ve gittin Aysun!

Bu gencecik kızlar hayattan bıkıp intihar ederken susmayacağız.

Susamayacağız!

En azından suçluların cezasını çekmesi için susmayacağız.

Türkiye’de kadına yönelik şiddeti durdurmak için imzalanan İstanbul Sözleşmesi, geçtiğimiz cumartesi günü bir yılını doldurdu. Türkiye bu sözleşmeyi imzalayan ilk ülke oldu ama imza attıktan sonraki bir yıl içinde ülkemizde 258 kadın öldürüldü. Susabilir misiniz?

Bana rüyalarını anlat

Bundan birkaç ay önce bir adamla tanıştım. Kafasının üzerinde dikelmiş, dünyaya ters bakıyordu. O adam, hayal platformu ‘Dreamstalk’u kuran Semih Yalman’dan başkası değildi.

Semih Yalman, eski öğrencisi Ezgi Utan ile birlikte insanları hayal kurmaya teşvik etmek, hayal kavramı algısını olumluya çevirmek ve hayalperestlere kalıplar dışında ifade imkanı sağlamak üzere ‘Dreamstalk’u tasarladı.

Bazen üniversitelere gidip gençleri dinliyor, bazen bakımevindeki yaşlıları… Bazen de çocuklara kulak veriyor. Dinliyor ama aynı zamanda kendisi de çok konuşuyor. Fakat katiyen boş konuşmuyor.

demet-cengiz-sli-2

‘Dreamstalk’, Koç Üniversitesi Gönüllüleri’nin 30 Nisan’da düzenlediği Çocuk Şenliği’nde 4-13 yaş arası 500 çocuğun hayallerine kulak vermişti. Bu hayaller arasında, yazdığı ‘Işın Makinesi’ adlı hikaye kitabının yayınlanmasını hayal eden 10 yaşında bir çocuk vardı: Yavuz Akan. Bu çocuğun hayalini gerçekleştirmek üzere tüm ekip kollarını sıvadı.

Yavuz’un kitabı 30 bin adet basıldı ve National Geographic Kids dergisinin ağustos sayısı ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce çocuğa ulaşacak.

Yani sadece konuşmuyor, sadece dinlemiyor, rüyaları da gerçek kılıyor.

Semih Yalman’da hikaye çok. Ona içimden sadece ‘rüya büyücüsü’ demek geliyor. Böyle güzel yürekli insanlara çok ihtiyacımız var…

Son Dakika Haberleri