BİZİ TAKİP EDİN

© 2016 - Tüm hakları Estetik Yayıncılık A.Ş.’ye aittir.

Röportaj 12:38 12 Ekim 2014

Yılmaz çoğu kez beni üzdü, ağlattı

Nebahat Çehre ile Beyoğlu Yeniçarşı Caddesi’nde 4 yıldan bu yana sanatseverlere kapısı açık olan Türker İnanoğlu Vakfı Sinema – Tiyatro Müzesi’nde buluştuk. Müzenin müdürü Erol Şenel’in de bize katıldığı o gün, 100 yaşını kutlayan Türk Sineması’nın 53 yılında olan Çehre’ye bir de sürpriz yaptık. Müzedeki Yılmaz Güney’in balmumu heykeliyle buluşan sanatçı, kâh heyecanlandı kâh duygulandı…

 

nebahat-çehre

Onu görünce titredim

 
Yılmaz Güney’le en son ne zaman görüşmüştün?
Yıl, 1981’di… Tam 33 yıl önce… Bebek Belediye Gazinosu’nda sahneye çıkıyordum. Isparta Yarıaçık Cezaevi’nden izinli olarak beni dinlemeye geldi. İki gün sonra yurtdışına kaçtı. O akşam son kez gördüm onu. Sahneye çıkmak istemedim ama patron, ‘Çıkmazsan gazinoyu dağıtır, n’olur çık’ diye yalvarınca peki dedim. Kıyafetimin dekoltelerini kapattım.

 
Dekoltene kızar mıydı?
Yılmaz’ın tepkilerini önceden kestiremezdim. O gece garsonlardan tuvaletçi kadına kadar gazinoda herkes telaş ve korku içindeydi. Sahneye adım attım ama tüm vücudum titriyordu. Sesime bile hakim olamıyordum. İlk şarkımı hiçbir masaya bakmadan okurken, sahnenin önünde çiçek uzatan birini gözucuyla farkettim, görmezden geldim.

 
Kimdi o?
Müşteriydi. Çiçeği almadım tabii.

 
Birden ağladım

 
Alsan ne olurdu?
O çiçeği alsam Yılmaz belki silahını çekip adamı vurabilirdi. O ara bir şeyi farkettim. İnsanlar donmuş gibiydi. Şu an karşımda duran Yılmaz’ın balmumundan heykeli gibiydi o gece herkes, kımıldayan yoktu. İkinci şarkımda bir ara göz göze geldik. Elinde çiçek, o her zamanki gülümsemesiyle bana bakıyordu. Yanına gittim, çiçeği aldım ve ağlamaya başladım. Sonra birbirimize sarıldık. Üçüncü şarkımı okudum ve kulise döndüm.

 
Niyeti barışmaktı

 
yilmaz-guney-nabahat-cehrePeşinden geldi mi?
O gece niyeti barışmaktı. Bense bu ilişkinin yeniden başlamasını istemiyordum. Bir şekilde beni gazinodan kaçırdılar.

 
33 yıl sonra işte Yılmaz Güney karşında…
Gençlik hali. Canlı gibi. Uçlarda yaşanan bir beraberlikti bizimkisi. (Erol Şenel, heykeldeki  giysilerin Umut filmindekiler olduğunu, Fatoş Güney’in hediye ettiğini söylüyor).

 

Herkesin içinde tokatladı

 

O aşk, o evlilik Nebahat Çehre’yi çok mu hırpaladı?
Hırpalandım, üzüldüm. Yılmaz’ın bana katkıları da oldu. Hayata bakışımı değiştirdi ama çoğu kez beni üzdü, ağlattı.

 
Bu arada kaba kuvvete de hedef oldun…
Atıf Yılmaz’ın bir filminde birlikte oynuyorduk. ‘Öyle mi oynanır’ diye herkesin içinde tokat attı. Bir kadın için ne zor bir durum. Ağlamaya başladım. Atıf Yılmaz ‘Benim setimde rica ederim Nebahat’e müdahalede bulunma. Oyunundan memnunum’ dedi.

 

Türkan’la sette elmalar yerdik

 

Türk Sineması 100 yaşında… Şu anda müzedeyiz ve Nebahat Çehre’nin aklından kimbilir neler geçiyor?
100 yıllık sinemanın 53 yılında vardım. Yıllar ne çabuk geçti bu filmler arasında. Bu müzede hatıralarım gözümün önünden film şeridi gibi geçiyor. Yıllar yılı tüm ekibin hep birlikte setlere gittiği ve tıkış tıkış doluştuğumuz minibüsleri, oyuncular arasındaki dostlukları hatırladım birden.

 
Var mı aklına gelen bir şey?
Türkan’la (Şoray) Acı Hayat filmini çekiyorduk. O sete gelirken her gün evden iki elma getirirdi. Birini bana verirdi, set arasında elmalarımızı yer, sohbetler ederdik. Filmlerdeki kıyafetlerimizi ordan burdan kendimiz toplardık. Makyajımızı, saçımızı kendimiz yapardık. Şu duvarlardaki insanların hepsi sinemada mucizeler yarattı. Onları saygıyla selamlıyorum. İmkansızlıklar içinde çekildi onca film.

 
Yaban Gülü, ilk filmin mi oldu?
Yaban Gülü filminden sonra Türker İnanoğlu’nun Kanun Kanundur filminde, bir avukatın kızını oynadım. Çocukluğumdan itibaren en büyük düşüm, avukat olabilmekti. O filme bu nedenle sıcak baktım. Yoksa sinemayı da pek istemiyordum. Hayatımda bana her şey gümüş tepsi içinde sunuldu.

 

nebahat-cehre-ic

 
Mesela…
Mesela, güzellik yarışmasına yakınlarımın ısrarıyla katıldım, birinci oldum. Sinemada, televizyonda şanslıydım. Sahnelere çıktığım zaman sevildim, alkışlandım.

 

İyi bir film olursa para önemli değil

 

Kara Para Aşk dizisinde Zerrin Denizer karakterine bir türlü ısınamadın ve ekrana veda ettin…
Zerrin karakteri, ne yazık ki altı boş bir karakterdi. Bu rol Nebahat Çehre’yi dibe çekiyordu, bana zarar veriyordu. Bu nedenle ayrıldım.

 
Teklifler geliyor mu?
Pek çok dizi ve film teklifleri alıyorum. İstediğim bir rol bulamadım.

 
Nasıl bir rol istiyorsun?
Artık zengin ve güçlü kadın olmak istemiyorum. Şimdi de bir mahalle dizisinde oynamak istiyorum. Ayrıca çok güzel bir sinema filmi olursa, para bile önemli olmayabilir.

 

RÖPORTAJ: Yüksel ŞENGÜL

FOTOĞRAFLAR: Mert ARISLAN

Son Dakika Haberleri