BİZİ TAKİP EDİN

© 2016 - Tüm hakları Estetik Yayıncılık A.Ş.’ye aittir.

Röportaj 16:08 25 Mayıs 2014

Aşk bana göre mazoşist bir duygu

edaKar­şım­da ışı­ğıy­la par­la­yan, muh­te­şem bir ka­dın var… Gü­zel, sek­si, akıl­lı, eğ­len­ce­li… Si­nem Öz­tür­k’­ü se­yir­ci “Ar­ka Sı­ra­da­ki­le­r” di­zi­sin­de­ki Gam­ze ka­rak­te­riy­le ta­nı­dı. Onu öy­le ta­nı­dık, öy­le bil­dik. Son­ra­sın­da “Hu­zur So­ka­ğı­”nın ağır­baş­lı Şük­ra­n‘­ını can­lan­dır­dı… Bu­gü­ne ka­dar 28 kı­sa film­de rol alan ün­lü oyun­cu şu sı­ra­lar mo­da­ya el at­tı… Gü­zel oyun­cu Söz­cü Pa­za­r’­a mut­lu ai­le ha­ya­tı­na da­ir açık­la­ma­lar yap­tı.
Si­nem Öz­tür­k’­ü bir de si­zin ağ­zı­nız­dan din­le­ye­lim; Si­nem kim­dir?
Mu­dur­nu­lu­yum ama İs­tan­bu­l’­da doğ­dum. Ba­bam ser­best mes­lek­le il­gi­le­ni­yor, an­nem res­sam. Mar­ma­ra Gü­zel Sa­nat­la­r’­da si­ne­ma oku­dum. Beş yıl re­ji yap­tım. 28 kı­sa film­de oy­na­dım, kı­sa film­ler çek­tim. “Ar­ka Sı­ra­da­ki­le­r” di­zi­sin­de beş yıl rol al­dım. Ar­dın­dan iki se­zon “Hu­zur So­ka­ğı­”…
Mo­da ile baş­la­mak is­ti­yo­rum siz­den din­le­ye­lim…
Bir mar­ka kur­dum ar­ka­da­şım­la bir­lik­te, bu­tik ve ak­se­su­ar üze­ri­ne. Ta­sa­rım­la­rı bi­ze ait. Ta­ma­men ha­yal gü­cü. Res­sam bir ai­le­den ge­li­yo­rum. Çi­zi­mim de iyi ve üret­me­yi çok se­vi­yo­rum. Ön­ce in­ter­net üze­rin­den ola­cak, da­ha son­ra bu­tik aça­ca­ğız. Da­ha bu­tik ça­lı­şan, ku­maş ve­ di­kiş ka­li­te­si ile id­di­alı ola­ca­ğı­mız şık bir mar­ka çı­kar­dık.
İs­mi ne­dir?
Üç­ge­ni ta­kip et lo­go­muz. Ters üç­gen. Bu ka­dı­nı sim­ge­li­yor. Do­ğur­gan­lık. Ta­ma­men ters üç­gen olu­yor. Bü­tün kre­as­yo­nu­muz­da, de­tay­lar­da bi­zim üç­gen­le­ri­miz var.
Ne­den üç­gen? Fi­kir kim­den çık­tı?
Or­ta­ğım ve be­nim or­tak fik­ri­miz. Bir mar­ka ol­mak için bir şey söy­le­mek çok önem­li. O im­za çok önem­li. Ka­dı­nı sim­ge­le­di­ği için ter­cih et­tik. Biz mar­ka­yı ku­rar­ken en-ta­ri adı­nı da dü­şün­dük. En­ta­ri es­ki dil­de el­bi­se de­mek, hem de en ta­ze de­mek.
Ka­dı­nın de­ğe­ri yok
Ka­dın de­dik o za­man si­ze Tür­ki­ye­’de­ki ka­dı­na şid­de­ti sor­mak is­ti­yo­rum. Ne­ler söy­le­ye­cek­si­niz?
İç­ler acı­sı, ar­tık ha­ber bül­ten­le­ri­ni bi­le otu­rup iz­le­ye­mi­yo­rum, psi­ko­lo­jim bo­zu­lu­yor. O ka­dar kö­tü bir hal­de­yiz ki, çok acı. Gö­rü­yo­ruz; ka­dın ko­ru­ma ta­lep edi­yor, öl­dük­ten son­ra ha­ber­le­ri­ni gö­rü­yo­ruz. Bi­raz da­ha ka­dı­na da­hil, ko­ru­ma­ya da­hil bir şey­ler ol­ma­sı la­zım. Ka­dın­la­rın el üs­tün­de tu­tul­ma­sı la­zım, ne ya­zık ki bu Tür­ki­ye­’de çok ek­sik. İçim acı­ya­rak iz­li­yo­rum. En azın­dan yar­dım is­te­yen ka­dı­na des­tek olun. Si­ze ge­len ka­dı­nı ge­ri çe­vir­me­yin. An­nem de bir ser­gi ha­zır­lı­ğın­da, ka­dı­na şid­det­le il­gi­li. Üs­tü­ne ge­lin­ce söy­le­mek is­te­dim.
Di­zi­niz bit­ti ye­ni bir şey­ler var mı?
Evet bit­ti… Ti­yat­ro se­zo­nu­nu ka­pat­tık. Şim­di ta­ti­le gir­dim, gö­rüş­me­ler var, üç-dört ay­rı yer­le gö­rü­şü­yo­rum. Sür­priz ama… Da­ha tam bel­li de­ğil. İn­şal­lah en uy­gun bir iş­le tek­rar ye­ni se­zo­na baş­la­rım di­ye dü­şü­nü­yo­rum. Şu an­da be­lir­gin bir şey yok.
Keş­ke şu pro­je­de ben de ol­say­dım de­di­ği­niz bir di­zi var mı?
“Ka­ra Pa­ra Aş­k”­ı çok be­ğe­ni­yo­rum. Çok ka­li­te­li ge­li­yor ba­na, çok gü­zel. Türk di­zi­le­rin­den şu an tek ta­kip et­ti­ğim o. Onun içe­ri­sin­de ol­sam gü­zel olur­du. Sü­rek­li ay­nı şey­le­ri oy­na­mak be­ni sı­kı­yor ve do­yur­mu­yor, ay­nı şey­le­ri oy­na­mak­tan zevk al­mı­yo­rum.
Ta­kın­tı­la­rı­nız var mı?
Üs­lup ta­kın­tı­sı var ben de. Çok em­pa­tik bir in­sa­nım. Ya­ni kar­şım­da­ki in­sa­nın ne­ga­tif ve­ya po­zi­tif elek­ti­ri­ği­ni he­men alı­yo­rum ve he­men ya boy­num tu­tu­lur ya gö­züm se­yi­rir, vü­cu­dum fi­zik­sel re­ak­si­yon ve­ri­yor bu du­rum­da.
Döv­me­niz dik­ka­ti­mi çek­ti…
Evet, Ata­türk döv­mem var. En sev­di­ğim döv­mem. Çok kü­çük yaş­ta yap­tır­mış­tım ve se­ve­rek, gu­rur­la ta­şı­dı­ğım döv­me bu. Ba­zen bir şey ya­pa­mı­yor­sun ya, gös­te­re­bil­di­ğim tek şey bu. Bu­gün ayak­tay­sak, bir ka­dın ola­rak ko­nu­şa­bi­li­yor­sak, iş ya­pa­bi­li­yor­sak, hep Ata­türk sa­ye­sin­de. O yüz­den de O’­nun im­za­sı­nı gu­rur­la ta­şı­yo­rum. Ar­tık bı­ra­kın Ata­tür­k’­ü, ra­hat ve hu­zur­la uyu­sun, yap­mış za­ten ya­pa­ca­ğı­nı…

‘Ben sevgiyi aşka tercih ediyorum’

Aş­kın, Si­ne­m’­e gö­re ta­ri­fi ne­dir?
Aşk ba­na gö­re ma­zo­şist bir duy­gu. Ger­çek­ten el­de ede­me­yin­ce ve kar­şı­lık­lı ol­ma­dı­ğın­da adı aşk olu­yor. Ben­ce sev­gi da­ha ön plan­da. Ben sev­gi­yi, aş­ka yeğ­li­yo­rum. Çün­kü da­ha çok ayak­la­rı­nın üze­rin­de du­ru­yor­sun, da­ha doğ­ru ka­rar­lar ve­ri­yor­sun ve da­ha hu­zur­lu olu­yor­sun. Bir ta­ra­fın hep gü­ven­de olu­yor. Ben­ce hu­zur ve gü­ven. Aşk de­ğil, gü­ve­ni ter­cih edi­yo­rum.
Ev­li­lik na­sıl gi­di­yor be­bek var mı?
Çok gü­zel gi­di­yor ev­li­li­ğim. Çocuk ye­tiş­tir­mek­le baş­lı­yor, an­ne-ba­ba ol­mak. Onun ol­gun­lu­ğu­na eriş­mek lazım. On­dan son­ra ço­cuk is­te­rim.

 

RÖPORTAJ: Edda SÖNMEZ

FOTOĞRAFLAR: Tarkan ABDULLAHOĞLU

Son Dakika Haberleri